süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2014 Pazar

Giden Şampiyonluk, Telafisi olan bir sezon.

Şike soruşturmasından Türkiye tarafından almadığı cezayı, UEFA verdi ve Avrupa kupalarına belli bir süre gidemiyor Fenerbahçe. Bu Galatasaray için bir avantaj olmalıydı ve öyle oldu. Ben her zaman söylerim benim için önemli olan Avrupada başarılı olmuş bir takım izlemek isterim, ligte bir şekilde Şampiyonlar ligine katılabiliyorsan benim için sorun yok. Ligimizde Şampiyonlar ligine katılmak için ise ülke puanımız düşük olduğu için ya birinci yada ikinci olmak gerekiyor. Bu sezon ise durum farklı ikinci olsanız dahi Şampiyonlar ligine direk katılabiliyorsunuz, ben buna bakarım. Tabi büyük takımlar Şampiyon olmak için oynuyor fakat bunun mükafatı Şampiyonlar ligi olmalı, e peki bu sene Fenerbahçe Şampiyon olduğu zaman nereye gidiyor(!).

Ben bu sezonu feda sezonu olarak görüyorum, her ne kadar Beşiktaşta bu feda olayı işe yaramasada biz bu feda işinin üstesinden çok güzel gelebiliriz. İleriyi gidebilmek için bazı şeyleri feda etmek gerekiyor. Bizimde feda edeceğimiz sezon bu sezon olmalı ki feda ettiğimiz sadece şampiyonluk ve şampiyonluğun mükafatını olan Şampiyonlar ligine yine Galatasaray katılıyor, Fenerbahçe değil.

Birazda Dün akşamki maçla ilgili bir şeyler yazayım;

Galatasaray maça biraz tutuk başladı. Son oynanan Chealsea hezimetini üzerlerinden atamamışlar gibi gözüküyordu takım, zaten ilk etkili atağı Kayserispor 18. dakikada Bobo'nun ara pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Mouche ile yakaladı.


Kısa bir süre sonra Hajrovic'in kornerinin devamında dönen topu Selçuk ortaladı ve Burak iki kez imkan bulmasına rağmen gol atmayı başaramadı her zaman ki gibi, Sağ kanatta Hajrovic ve Veysel çok etkili oynadılar bu maçta Veysel'in zaman zaman ileri çıkışlar yapması takıma büyük fayda sağladı ama beklenen gol bir türlü gelmedi. Maçta takımı asıl etkileyecek en önemli olay ise Melo'nun sarı kart görmesi, bu kart ile Melo haftaya oynayacağımız kolay gibi gözüken Torku Konyaspor maçında cezalı duruma düştü, haftaya deplasman fobisi devam edebilir, bunun yanında Hakan Balta'da maçın 29. dakikasında sarı kart gördü.

İlk yarının devamında 31 ve 34. dakikalarında iki kanattan etkili pozisyon bulduk. 31. dakikada yine Veysel ileri çıkıp şut çıkarttı ama yine olmadı. 34. dakikada ise Telles kanattan muazzam yardırdı ama yine sonuçsuz kaldı.

İlk yarının sonunda ise Hajrovic defansın ortasına dikine girip çok güzel bir şut çıkarttı ama yine sonuçsuz kaldı. İlk yarı golsüz tamamlandı.

İkinci yarıda daha etkili başladı Galatasaray ikinci yarının başında direkten dönen bir pozisyon var ki o direkten dönen top gol olsa şu an başka bir maç yazısı yazıyor olabilirdim.

65. dakikada çok konuşulan Hajroviç - Ontivero değişikliği yapıldı. Dün maç sonrası Galatasaray sözlükte bu değişiklik üzerine oldukça konuşuldu, bende bu değişikliğin üzerinde durmak istiyorum. Beklenen Sneijder - Ontivero değişikliği gibi gözüksede daha önce bahsedilen Ontivero'nun kondisyon eksikliği yüzünden orta sahanın geniş bir bölümü Ontivero'ya bırakılamaz diye düşündü Mancini, birde yabancı sınırının olduğu unutuldu herhalde yani Ontivero'yu oyuna sokmak için illa bir yabancı çıkartmak gerekiyordu. Bence buradaki soru, Neden Hajroviç'in çıktığı değil, neden Ontivero'nun girdiği. Yani Ontivero girmese ne olurdu? oyuna giren Ontivero ne fayda sağladı? Ontivero ile ilgili benim gördüğüm tek pozisyon ceza sahası içinden bir şutunun direğin dibinden dışarı çıkması. 65. dakikaya kadar bu adamın oyuna girmesi için bir ortam yoktu, arkasından çok sallanan Mancini'nin bu maçtaki tek hatası buydu.



Maçın geri kalanı ile ilgili fazla bir şey yazmaya gerek yok diye düşünüyorum. Klasik 75 - 90 arası Galatasaray'ın gol için yüklenmesi ve kontradan yenilen bir gol. Maçında devamı bu şekilde gelişti.


Bu yenilgi ve giden şampiyonluk sonrası hatalarının çoğunun Teknik direktörde değilde futbolcularda olduğunu düşünüyorum. Aynı kadroyla içerde 6 atıp, deplasmanda gol sıkıntısı çekiyorsan bunda Teknik direktörün bir hatası olduğunu düşünmüyorum. Mancini geldiğinden beri yazılarımda bu adamın arkasında durdum ve durmaya devam edeceğim. Uzun vadede takıma çok faydası olacağını düşünüyorum.

22 Mart 2014 Cumartesi

Analiz: Trabzonspor Kasımpaşa Maçı




Maç başlamadan önce beraberlik havası kokuyordu zaten. Tabi bu konuda yanılanlarda oldu. Kasımpaşa'nin 4 hafta önce Sivasspor'a 6 gol atması, yine Trabzonspor'un Sivaspor'a(!) 4 gol atması bu maçında gollü geçeceği konusunda insanları yanılttı. Maç ise bayağı hareketli başladı, maçın ilkyarısında Kasımpaşa'nın Defans hattı çok önde olduğu için Tranzonsporlu oyuncular defansın arkasına çok rahat sarkabiliyordu. Zaten maçın daha ilk dakikası dolmadan Adrian çok net bir pozisyon kaçırdı, doğal olarak Kasımpaşa'nın defans hattı önde olduğu için Trabzonspor adına ataklar devam etti . Önce Janko daha sonra Emre çok net pozisyonları harcadılar. İlkyarının sonlarına doğru Kasımpaşa dengeyi sağlasada maçın ilerleyen dakikalarında gol atmayı başaramadılar, iki takımın son maçlarındaki performansa bakıldığında çok net şekilde berabere biteceği çok belliydi.

Maçtan ziyade maç öncesi ile ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Seyircisiz olsada maç öncesi saha içinde veya sahadışında hiç bir olay çıkmadı. Her ne kadar iki takım teknik direktörüde eski takım arkadaşı olsada avrupa kupası için mücadele eden takımların maçını izliyorduk, yüksek gerilim bekledim ben açıkcası. Yazının başında da yazdığım gibi Şota her ne kadar taktiksel hata yaptıysa da  Trabzonsporlu oyuncuların beceriksizliği, Trabzonspor,'un kazanması gereken bir maçta 1 puanla yetinme durumunda bıraktı.

Kasımpaşa'nın Kalan Maçları
Kayseri Erciyesspor
Gaziantepspor (D)
Bursaspor
Galatasaray(D)
Antalyaspor
Beşiktaş(D)
Rizespor
Akhisar Bld (D)

Trabzonspor'un Kalan Maçları
Elazığspor(D)
Gençlerbirliği
Eskişehirspor(D)
Kayseri Erciyesspor(D)
Gaziantepspor
Bursaspor(D)
Galatasaray
Antalyaspor(D)








1 Ekim 2013 Salı

Hocasız Beşiktaş

Galatasaray maçı sonrası Beşiktaş'ın isabetsiz pas hastalığı devam ediyor. Başında hoca olmayışında mı yoksa havanın neminden mi bilmem ama Beşiktaş maça isteksiz başladı. Maçın ilk dakikalarında izlediğim Beşiktaş'ın maçı istemediğiydi. Bursaspor ve Galatasaray maçındaki aynı hatalar devam ediyor, orta sahada çok fazla isabetsiz pas izledik. Arkaya kaçırılan adamları defans oyuncularının pozisyon kaybını yazmıyorum bile, öne çıkan defans oyuncuları geriye dönemiyor zaten geriye döndüğünde ise yerini çoktan kaybetmiş oluyorlar.. İlk goldeki Serdar Kurtuluşun yerine iyi bakın. İkinci golde ise arkaya adam nasıl kaçırılır dersini gördük, daha öncede yazmıştım arkaya çok adam kaçırıyor Beşiktaş.


Antalyaspor Beşiktaş



Antalya cephesinde ise çok iyi bir Teknik Direktör analizi izledik. Aybaba Beşiktaşın tek hücum silahı olan hava toplarına iyi çalışmış. Tüm hava topu mücadelelerini Antalyasporlu oyuncular kazandı, buna hiç bir önlem alamadı Beşiktaş kenarda hocası olmadığı için ve sürekli havadan oynamaya devam etti. almeida defansın arasında kayboldu.  Biraz yerden oynamayı denese belki bir gol bulabilirdi fakat olmadı.

Sonuç olarak. Hocasız ve isteksiz bir Beşiktaş, Rakibini iyi analiz etmiş bir Antalyaspor izledik.