mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2013 Pazartesi

Burak Eziyeti.



Geldiği günden beri benim ve çok ufak bir grubun yazdığı artık herkesin yavaş yavaş farkına vardığı bir olay var; Burak gerçeği.

Her ne kadar Avrupa iddaları olmasada şampiyonluk için en büyük rakiplerin kendi aralarından berabere kaldığı bir haftada yani ikisinde puan kaybettiği bir haftada maçı kazanamamak büyük sorun. Ben faturayı şu an için Manciniye kesemem çünkü adam kendi kurduğu bir takıma gelmedi, Terim'in bıraktığı bir takım yönetiyor. Manciniyi eleştirmek için en azından ara transfer dönemini beklemek gerekiyor. Ben bu kötü gidişi direk olarak belli başlı oyunculara keserim.

Gelelim Burak Yılmaz olayına. Terim zamanı Terim'in verdiği gaz ile bir şeyle yapmaya çalıştı fakat bir istikrar yakalayamadı bu adam. Eksiklerini sürekli Twitterda yazıyorum burada da kısaca anlatayım;

1. Boş koşu, Alan boşaltma( Bunu Baros muazzam bir şekilde yapıyordu)
2. Son vuruş. (Dikkatli olarak izleyin, tam son vuruşta ayaklarını ayarlamakta zorlanıyor. İstisnalar var tabiki)
3. Top kontrolü
4. Kondisyon (Maçın ortalarına doğru daha etkisiz görüyoruz ve ikili mücadelelerde sürekli yerde görüyoruz)
5. Çalım ve adam geçme( Bu olay tamamen 0)
6. Pozisyon alma( Olması gereken yerde olamıyor, İstisnalar olabilir)

Eksik yönlerini yazdık birde olumlu yönünü yazalım. "Sadece koşmak". Bunuda kondisyonu zayıf olduğu için uzun vadede bu işi yapamıyor.


Birazda Dünkü Kasımpaşa maçından bahsedelim;

Zevksiz bir maç izledim ben. İki takımda pozisyon bulmakta zorlandı hatta Kasımpaşa Galatasaraydan daha fazla pozisyona girdi ilkyarıda. İkinci yarı ise durumu dengeledi, golde erken oldu ama devamını getirecek futbolcu sayısı azdı sadece Drogba ile olmuyor maalesef.

Takım ile ilgili genel görüşümü ara transfer döneminde belirteceğim. Yazdığım gibi bu takım daha Mancininin takımı değil. Başkan bu adamı göndermeyip en ufak bir başarısızlıkta göndermez ise ileride bir şeyler vaadedeceğini düşünüyorum.

3 Ekim 2013 Perşembe

Mancini'nin Galatasaray'ı

Galatasaray


Bunu yazmak için erken ama ben yine bir şeyler karalamak istiyorum. Ben Juventus Galatasaray maçının sadece ilk yarısını izledim ve gördüğüm, Galatasaray'ın toplu defans anlayışı içinde oluşu. Maçtan bir iki gün önce Güntekin Onay'ın Mancini ile ilgili konuşmasını dinledim ve tamda Güntekin Onay'ın anlattığı gibi gerçekleşti olaylar. Katı bir defans anlayışıyla çıktı Galatasaray Juventus karşısına, top Juventusta olduğu zaman herkes topun arkasına geçiyor herkes bir şeyler yapmaya çalışıyordu.

Maçın son antremanında Aydın Yılmaz'ın as kadroda olduğu duyumları alındı ve taraftarın çok ilgisini çekti bu durum fakat maç başladığında Aydın Yılmaz'ı kadroda göremedik herhalde birileri Mancini'nin kulağına bir şeyler fısıldadı. Dikkat çeken başka bir durum ise Galatasaray'ın Tek santrafor çıkaması ve Burak'ın kenarda olması ve maçın kitlendiği zamanlarda Burak yerine Umut tercihinin yapılması. Bu yapılan tercih yerinde olmuş ki golün gelmesi gecikmedi(orada Umut yerine Burak olsa o golü atabilir miydi bilmem).

Maçın Tamamına bakarsak çok az pozisyon veren bir Galatasaray izledik. Bunu yazdıktan sonra Twitter olsun Facebook olsun şöyle yazılar okudum. "- Defans yaptığımız halde 2 gol yedik" yada "- Pozisyon vermedik ama 2 gol yedik" Ben maçın ikinci yarısını izlemedim ve Galatasaray'ın yediği golleri banttan izlemek zorunda kaldım ve gördüğüm, birinci golün çok ucuz bir penaltıdan olduğu, ikinci golün ise bir anlık bir konsantrasyon kaybı sonucu olduğu. Yani yeni bir teknik direktörün böyle zor bir deplasmandan beraberlikle alması ve galibiyeti çok ucuz bir penaltıyla kaçırması teknik direktör açısından iyi bir başlangıç sayılabilir.

Şöyle bir durum daha var. Çok defansif oynadık ama 2 gol attık diyebiliriz.