Askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2014 Salı

Bedelli askerlik çıktı

ahmet davutoğlu


Bu sabah açıklamada bulundu Başbakan Ahmet Davutoğlu. 3 yıl önce 30.000TL olan bedelli askerlik yapmak için ödenecek tutar, 3 yıl sonra 18.000TL'ye indirilmiş. Bu hesapla ekonominin ne durumda olduğunu basitçe anlayabiliriz. Bu bilgilere artı olarak 700.000 kişi bedelliden yararlanabiliyor, 700.000 kişinin çeyreği başvursa 3.150.000.000TL demek oluyor ki devlet için yeni bir kaynak yaratıldı.

1 Ekim 2013 Salı

Askere gitmek?



Bence askere gitmemek diye bir şey olamaz. Ben geleli 1 yıl oldu. Kısa dönem olarak yaptım askerliği. Gittiğim yerde ne okuma yazma bilmeyen adam vardı, ne eşyam çalındı, ne komutanlar beni horladı, ne de bana kimse iş kitledi. Bu anlattıklarım kısa dönem için geçerli değil oradaki tüm uzun dönem askerler için geçerli.  Uzun dönem askerlik yapanlar için yazıyorum; İlk gittiğinizde zaten size iş yaptıracaklar, çünkü o an sana iş yaptıran adama da zamanında iş yaptırdılar ve zamanı gelecek o adamın sana yaptığını sen alt devrelere yapacaksın. Askerde yazılı olmayan kurallar var arkadaşlar, alt devreler belli bir süre ezilir ama öyle bot bağlatma bot boyatma yatak yaptırma gibi şeyler hiç bir zaman olmuyor. Alt devren gelene kadar mıntıka yapıyorsun olay bu yani zaten uzun dönem isen usta birliğine geçtikten 1,5 ay sonra alt devren geliyor. Geldikten sonra askerliğin daha kolaylaşıyor. Askerdeki düzen bu şekilde bunu kimse değiştiremez. Bu yüzden askere gitmemek diye bir şey olamaz. Komutanların dayak atması gibi bir şeyde yok. En ufak şikayette o adamın mesleğini bitiyorlar, dayak atma eskidenmiş, en ufak hakareti bile şikayet edebilirsiniz, şikayet ettiğiniz adamın başını büyük derde sokabilirsiniz.

Tabi bizim millet rahata alışkın olduğu için askeri disipline ayak uyduramadığı için zor geliyor.

Sabahın 05:30'da kalkmak zor geliyor
Her gün okul sırası gibi sıraya girmek zor geliyor
Akşam 21:00 - 22:00 gibi yatmak zor geliyor
Yemek saatinin belli olması zor geliyor
Hergün traş olmak zor geliyor
Mıntıka yapmak zor geliyor
15 günde bir dışarı çıkmak zor geliyor
İstediğin zaman Tv izleyememek zor geliyor
İnternetin olmaması zor geliyor
Nöbet tutmak zor geliyor.

Ama askere gittiğinizde öyle insanlarla karşılaşıyorsunuz ki, "-vay be böyle insanlarda varmış" diyorsunuz. Öyle hikayeler dinliyorsunuz ki karşınızdaki adam susmasın konuşsun istiyorsun, dinlerken dışarıdaki soğuğa aldırmıyorsun.

Oradan biri çıkıyor başlıyor türkü söylemeye, o yoklukta o kadar güzel geliyor ki o türkü hiç bitmesin istiyorsun
Hiç görmediğiniz yerleri askerlik sayesinde görüyorsunuz. Mesela Gaziantep'e düştüğünüzü varsayın. Askere gitmeseniz ne zaman Gaziantep'e gideceksiniz ki? Askerlik yaptığınız ilçenin çarşısını geziyorsunuz, oradaki insanları tanıyorsunuz, bunları düşünerek gidin askere arkadaşlar. Hayatınızda çok güzel anılar bırakıyor askerlik. Geldikten sonra herkes size başka bakıyor zaten. Geldikten sonra "BENDE YAPTIM ASKERLİĞİMİ" diyorsunuz gururla. Anneniz babanız sizinle övünüyor, orada ne yaptığınız önemli değil, isterseniz tuvalet yıkayın isterseniz bulaşık yıkayın ama annenizin babanızın gözünde arslansınız siz ve bu çok güzel bir duydu. Askerden gelince sivildeki tanıdıklarınız bile artık eskisi gibi bakmıyor. Askerlik yapmış adamın hali bir başka oluyor arkadaşlar, oradan geldikten sonra adam oluyorsunuz. Askerden geldikten sonra herkes askerlik anılarını anlatırken sizde bir şeyler söyleyebiliyorsunuz,  "- Bir Mesut Baş çavuş vardı acayip nöbet kitlerdi bana" diye anlatıyorsunuz. Yada askere daha gitmemiş adama yeri geliyor akıl veriyorsun yeri geliyor maytap geçiyorsun. Bunlar güzel şey arkadaşlar. Politik durum ne olursa olsun o askerlik bana göre yapılmalı.

Düşünsenize askere gitmemiş adamı, sivilde en kaile almadığınız adam bile muhabbet açıldığı zaman bir şeyler söylerken, "- Ben gitmedim askere bedelli yaptım" yada "- Ben daha askere gitmedim" dediğinizi düşünün. Bence çok kötü bir durum. Askerden kaçmayın arkadaşlar askere gidin adam gibi yapıp gelin.

27 Eylül 2013 Cuma

Askerlik tıraş konusu ve firar etme



Yine başka bir forumda bir arkadaş sormuştu ona cevaben yazdıklarımı burada da paylaşıyorum. Başlıkta firar etme yazıyor ama nasıl firar edildiğini yazmayacağım anlaşılacağı gibi. Firar etmenin sonucunda neler olacağı ile ilgili bir yazı olacak. İyi okumalar


Askerlikte Tıraş konusunu anlatayım isterseniz.
Çok kalabalık bir birlikte değilseniz sorun olmaz ama biraz kalabalık bir birlik ise tuvalette sıra oluyor. Acemi birliğinde tuvalette sıra olacak onun kaçışı yok. Usta birliğinde ise daha önce yazmıştım,(buradan okuyabilirsiniz) en üst devre en geç kalkar, en alt devre en erken kalkar. Bunun bir nedeni tuvalette sıra olmaması için. En alt devreler erkenden kalkıyor tıraşını vs işini hallediyor tuvaleti terkediyor o zamana kadar üst devreler yeni kalkmış oluyor, olay bu yani. Benden size bir tavsiye; Çok köse değilseniz sabah tıraş olun. Akşam tıraş olursanız sakallarınız gece uzayacak ve herkes tıraşlı olduğu için en ufak bir uzamış sakal bile kabak gibi belli oluyor. Arada köse askerler çıkıyor, mesela benim devrem vardı 3 günde bir tıraş oluyordu, mıntıkası falanda yoktu direk üstünü giyinip kahvaltıya iniyordu.
Gece ihtiyaç olayı ise şöyle. Dediğim gibi büyük bir birlikse eğer koğuşcu kesin oluyor. O adam bütün gün ayakta, bu konuya daha önceki yazılarımda değinmiştimokuyabilirsiniz. Koğuşunuz nasıl olur bilmem ama benim kaldığım yerde uzun bir koridor sağlı sollu 9'ar kişilik koğuşlar vardı. O koridorda koğuşcu tüm gece ayakta oluyor ve ışıklar yanık oluyor. Gece zaten bir tek tuvalet ihtiyacın olabilir, su içmek istersen ya yatmadan önce kantinden yanına su alacaksın yada tuvaletten içeceksin başka çaren yok. Bunların dışından gece ihtiyaç olarak başka bir şey gelmiyor. Yani yat içtimasında görevin yoksa yatakta olmak zorundasın. İçtimadan sonra gece ihtiyacın varsa kalkar ihtiyacını giderirsin.
Askerden firar etme olayı ise tam bir RDM işi akıllı adam firar etmeye kalkmaz. Eğer firar ettiysen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. Önce askeri mahkeme, sonra Disko dediğimiz disiplin koğuşu. Diskoda kaldığınız süre askerliğinizden sayılmıyor, yani oradayken şafağınız düşmüyor, tam bir ızdırap. Disiplin koğuşunda da yatmıyorsunuz yani, nerede angarya iş varsa sizde, ne kadar hamallık varsa sizde, mıntıkalar sizde anlayacağınız çok kötü bir durum. Kesinlikle askerden firar etme gibi bir düşünce içinde olmayın. 

14 Eylül 2013 Cumartesi

Askerlik ile ilgili tartışmamız


Bir forum sitesinde, üye olan arkadaş ile aramızdaki askerlik ile ilgili yazışmamız. İlginizi çekerse okuyabilirsiniz. Kalın yazılar benim yazdıklarım diğerleri arkadaşın yazdıkları. İyi okumalar.


Bizim dönemdeki konuyu incele istersen ben incelemedim. Genelde senin tercihine bakmıyorlar, o an ihtiyaç neyse ona göre uzun veya kısa tercihi yapıyorlar. Senin bir tercih yapman ile ilgili bir şey değil. Mesela bizim dönemde öğretmen ve makineci kısa dönemler çoktu. Makine mühediysen eğer kısa yaparsan bakım onarım komutanlıklarında askerlik yaparsın, ama mesleğin ile ilgili bir görev yapmıyorsun maalesef çavuş yapıyorlar( Bizim alayda öyleydi, her yer farklılık gösterir). İnşallah istediğin tercih doğrultusunda askerlik yaparsın, her şeyin hayırlısı hayırlı teskereler
Sizin dönemlerin aday listesini inceledim aslında pek çok dönemin baktım 10 kişi makine mühendis alıyorsa 3 kişi aöf mezunu almış aralarında aşırı derece uçurum yok ,zonguldaklı varmıydı sizin birlikte bizim buralar nereye düşer genelde merak ediyorum.
Bizim gittiğimiz dönem, forumdan çoğu insan Kastamonu Gölköy ve oradan da doğuya gittiler. Mesela eğitim birliği Kastamonu Gölköy, Kadro birliği Şırnak, Mardin, Ardahan genelde bu şekildeydi. Sen makine mühendisi misin?
yok hocam lise-bilgisayar-önlisans-bilgisyar programcılığı-lisans aöf işletme 4 yıllık bitirmemin sebebi subay veya polis sınavlarına girebilmekti, 4 yıllık kpss puanı olmadığı sınavlara girmem şansım yok, yedek subay aday adaylığı için sansımı denemek istedim eğer cıkarsa düşük bir ihtimalde olsa 12. ayın sonunda yapılan sınava girebilirim,kısa döne çıkarsa askerliği bitirmiş olurum,Sözleşmeli sınav tarihlerine daha vakit var zaten kaybetcek birşeyim olmaz,sonuna kadar denemek istiyorum.Valla dışarda iş buldum çalıştım acayip mutsuz hissetim yapamadım,hayalini kurduğum mesleği yapmak için sonuna kadar şansımı denicem bakalım hayırlısıyla 

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Askerlikte birliğe katılma ve Spor


Merhaba. Birliğe katılma hakkında biraz bilgi vereyim isterseniz.

Sizin gibi çok kişi aynı gün birliğe katılacak bir çok asker olacak, o yüzden herkesin işlemini tek tek yapmak yerine belli bir sayı olana bakar bekliyor komutanlar. Erken girerseniz içeride belli bir sayı olana kadar içeride beklersiniz. Bir şey daha, İçeri girdiğiniz zaman bir daha dışarı bırakmıyorlar[sm=biggrinking.gif]. Ben saat 15:30 gibi girmiştim, girdiğimde benim gibi bir çok asker gelmişti zaten fazla beklemedim ve hep birlikte işlemlerimizi yapmaya başladılar.

Kalkma saati ile ilgili bir arkadaş soru sormuş. Kalabalık birliklerden bahsediyorum. En alt devre en erken kalkan devredir, en geç kalkan devre ise en üst devredir. Çünkü en alt devrenin mıntıka alanı çok olduğu için bir an önce kendi temizliğini yapıp kahvaltısını yapıp mıntıka alanına gitmesi lazım. En üst devre ise işi gücü olmadığı için geç kalkma lüksü var ve adam zaten 350 gün askerlik yapmış o mu kalksın[sm=You_Rock_Emoticon.gif].

Bu kadar anlattım ama en alt devreyle en üst devre arasında kalkış saati arasında pek fark yok. En alt devre 05:30'da kalkıyorsa, en üst devre 07:00'de kalkıyor. Bu saat farkı az gibi görünebilir ama askerde bir statü göstergesidir. Ben şöyle diyaloglara şahit oldum; "-Adama bak 7'de kalkıyor mk" [sm=biggrinking.gif]. Çünkü askerde diğer askerlerden geç kalkmak büyük lüks.

Spora gelince, yönetmelikte 40 şınav, 40 mekik, 8 barfisk yapmanız gerekiyor. Bizim bölükte bunu yapan asker 3 yada 4 yapamazsanız bir şey olmuyor. Komutanlar "-Yapamayanların çarşısını kitliyorum" gibisinde laflar etse bile öyle bir şey olmuyor. Yani spora fazla takılmayın derim, tabi bu olaylar başınızdaki komutana göre değişir. Psikopatın biri çıkar illa "yapacaksınız ulaaan" der uğraşır durursunuz, böyle insanlarda var askerde.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Bir arkadaşın isteği üzerine yazdığım yazı



Başlıkta yazıyor. Askere giden bir arkadaş bilgi istemiş bende bir forumda cevap verdim. Yazdığımı burada paylaşmak istedim

İzmir İl Jandarma ile ilgili yazım;

İhtiyaca göre ilçe Jandarma karakollarına dağıtımın olabilir, o konuda bir şey söyleyemem. Eğer İl Jandarma da kalırsan işin zor biraz. İl Jandarmada çok sayıda komutan var ve sürekli iş var. İzmir İl Jandarma dediğimiz yer yeni gelişen bir alay. Ağaçlandırma çalışmaları, garaj işleri, depo işleri gibi işlerin düzenlemesi var yeni bir alay olduğu için. Askeri kıyafet depolarının ve kantin depolarının bir kısmı İl Jandarmada, yakın ilçelerdeki karakollar malzeme almaya İl Jandarmaya geliyor. Diğer ilçe Jandarmalar bu alaya bağlı olduğu için yeri geliyor diğer karakolların işlerini de İl Jandarma yapmak zorunda kalıyor. 

İl Jandarma da 2 bölüm 1 takım var. 

1. Bölük Hizmet muhafız bölüğü 
2. Bölüm Kademe dediğimiz Bakım Onarım Komutanlığı 
Diğer takım ise Komando Koruma Takımı, takım diyorum çünkü sayıları çok az. 

Ben sana Bunları tek tek izah edeceğim; 

28 Haziran 2013 Cuma

Askerlik anılarım bölüm 4



Artık eğitim birliğini bitirdik. Usta birliğine gitmek için bulunduğum Alaya araçlar geldi ve benim ile aynı yere gidecek devrelerim hep beraber araca bindik. Benim usta birliğim İzmir İl Jandarma Komutanlığıydı. Normalde kadro birliği İl Jandarma olanlar, o ilin ilçelerine dağılır, biz ise İl Jandarma Komutanlığında kalan şanslı askerlerden olduk. İl Jandarma kalmak için biraz daha aklı başında asker olmak gerekiyor çünkü o ildeki tüm jandarma birlikleri bu alaya bağlı, jandarmayla ilgili tüm işler bu Komutanlıkta oluyor. Kadro birliğime ilk gittiğimizde atış atmadığımız için nöbet yazmadılar yani acemi birliğinde atış atıyorsunuz ama kadro birliğinde size yeni silah veriyorlar, o silahin sizin için sıfırlanması gerekiyor o yüzden kadro birliğinde bir daha atış atmaya gidiyoruz, atış atmaya gidiyoruz dediğim olay kadro birliğine gittikten 15 gün sonra oluyor. 15 gün boyunca nöbet yok ama iş var, bize alayın içinde herhangi bir iş vermedikleri için angarya işleri yapmak zorunda kaldık 15 gün boyunca. 15 günün sonunda atış attık ve nöbet tutmalar başladı. Ama beni koğuşcu yaptıkları için bana yine nöbet yok. Koğuşculuk güzel iş ama zaman geçmiyor.

12 Mayıs 2013 Pazar

Askerlik anılarım Bölüm 3

Mıntıka alanlarını alanlarını anlattım. Bu mıntıka olayı sıraya devam ediyor ve artık rutine bağlanıyor iş. Sırası gelen herkes kendi mıntıka alanına gidiyor ve işini yapıyor. Tabi bu anlattıklarım devam ederken eğitimde devam ediyor. Benim gittiğimde mevsim yazdı ve askerlik yaptığım yer İzmir olunca sıcak hiç çekilmez hale geliyor. O sıcakta en çekilmeyecek durum ise postallar; Malzemeler dağıtılırken lütfen bir numara büyük bot alın yoksa çok çekersiniz benim gibi. Postalları ilk giydiğimde sıkıntı yoktu zaten malzemeler ilk verirlirken size denetiyorlar olmaz ise değiştiriyosunuz. Ben ilk bot giydiğimde sorun yoktu, fakat 2 gün sonra botlar vurmaya başladı ve serçe parmağımın neredeyse kemiği gözükecek şekilde açıldı, bunun mufakatı olarak 10 gün terlik istirahatı aldım. Bu çok güzel bir şey, herkes bot ile gezerken sen terlik ile geziyorsun komutanlar karışmıyor soran olursa "terlik istirahatım" var deyip geçiyorsun gerisini revirci düşünsün artık komutan gidip senin ismini soruyor olay bu yani. Ama bu terlik istirahatini yemin törenine yakın alırsan yemin törenine çıkartmıyorlar haberiniz olsun, askerliğin başlarında istirahat alabilirseniz güzel olur.




Ve eğitim;

Kısa dönemlerin eğitimi biraz az oluyor. Sadece yemin törenine hazırlık diyebiliriz, tabi bu başınızdaki komutana göre değişir. Bizim komutanlar bizi rahat bırakıyordu rahattık yani ama bizden sonrakilere bayağı çektirmişler  kadro birliğinde kulağımıza geliyordu bu durum o yüzden halimize şükrediyorduk. Bizim aldığımız eğitim, yürüyüş eğitimi ve silah atma sadece bu kadar.

yürüyüş bildiğimiz uygun adım yürüyüş, okullarda verilen beden eğitiminin biraz ağırı diyebiliriz bu yemin törenine hazırlık işte bu yürüyüşü yemin töreninde yapacağımız için çok özen gösteriyorlar. Yemin töreninde bando eşliğinde yürüyüş yapıyorsunuz ve alay komutanı sizi ve sancağı selamlıyor şiirler konuşmalar falan derken yemin töreni bitiyor ve aileniz geldiyse evci çıkıyorsunuz. İki gün dışarıdasınız. Sizi evci çıkaracak kişiler anneniz babanız veyahut evli kardeşiniz olacak yan, bekar kardeşiniz sizi evci çıkartamıyor sizi evci çıkartabilecekler sadece bunlar, eğer evli kardeşiniz çıkartacaksa onunda evlilik cuzdanını istiyorlar ona göre hazırlıklı gelsinler

Silah eğitimi ise tam bir hamallık. Dua edin gittiğiniz birlikte atış alanı olsun yoksa kilometrelerce yol gidiyorsunuz sadece 6 atış için. Bizim birlikte atış alanı vardı biz bir yere gitmedik. Atış sırasında çok kalabalık olduğunuz için bayağı bir bekliyorsunuz tabi bu bekleyiş güneşin altında oluyor. Birliğimizde 10 tane atış mevzisi vardı, yani 10 kişi aynı anda atış atıyordu 150 kişi olduğumuz düşünürsek, ilk sırada olsanızda son sırada olsanızda bekliyorsunuz. İlk atışı siz yapsanız diğer atış yapanları beklemek zorundasınız, son sırada atsanız bu seferde sizden öncekileri bekliyorsun. ilk üç atış sıfırlamak için yani sizin 3 atışınıza göre silahını ayarlıyorlar diğer 3 atış ise kontrol için tam olarak ayarlanmış mı diye bakıyorlar, bu atışlar 25 metreden yapıyoruz. Bu atışlar bittikten sonra ise 100 metre yatarak destekli atış yapıyoruz, 100 metreden hedefi göremiyorsunuz zaten uzaktan bir süliet gözüküyor size şöyle yapın böyle yapın diye anlatıyorlar ama hedefi görmek imkansız. Atışları bitiriyoruz ve silah söküp takma temizleme faslı başlıyor. 1 dakikada sökeceğiz 2 dakikada takacağız, yönetmelikte böyle yazıyormuş tabi sizin bunu söküp takmanız yarım saati buluyor. Silah söküp takmayı iyi öğrenmek gerekiyor çünkü kadro birliğinde haftanın bir günü silah temizliği var yani her hafta silahımızı temizliyoruz. Bu anlattığım eğitimi 30-35gün içinde gerçekleştiriyoruz ve kadro birliğimizin belirleneceği gün geliyor. Hemen bir bölük içtima oluyor tüm bölük bulunuyor doğal olarak. İsimi okunan ayağa kalkıyor ve gideceğiniz yeri söylüyorlar artık sizinle aynı yere gidecek tertipleriniz ile kaynaşma vaktiniz geliyor çünkü askerliğin geri kalanını onlar ile beraber geçireceksiniz.

Eğitim birliğini bitirdik. Bir sonraki yazımda Kadro birliğini yazacağım

6 Mart 2013 Çarşamba

Uzun aradan sonra yeni bir yazı



Son yayın 12 Haziranda yazılmış. Tabi bunda askere gitmem büyük faktör oldu. O zaman erkeklerin hiç bitmeyen muhabbeti olan askerlik anılarından başlayayım. Askerliğimin eğitim birliğini yani herkesin bildiği tabirle acemi birliğini 10. Jandarma Er Eğitim Alayının bulunduğu İzmir Bornova ilçesinde yaptım. Bu bilgiyi öğrenmek ise tam bir heyecan sinir stres dolu anlar yaşattı bana. Ben askerliğimi 347. Kısa dönem er olarak yaptım. Bildiğiniz gibi bu  nerede askerlik yapacağınız internet uzerinden belli oluyor, yani işlemlerinizi halledip o meşhur sarı zarfı alıp sınava girdikten sonra TSK(Türk Silahl Kuvvetleri)'nin sitesine girip sonucun açıklanmasını bekliyorsun.

Sitede sonuçların açıklanma zamanı olarak saat 00:00 olarak gözüküyor fakat sizin bunu öğrenmeniz gece saat 02:30 civarı oluyor, çok kişi askere gittiği için sitede çok fazla istem oluyor ve girilemiyor her dönem bu böyle maalesef, bu durumu düzeltmiyorlar. Ama dönem sınav kalkıyor, kısa dönem kalkıyor gibi dedikodular oluyor fakat şimdiye kadar böyle bir şey olmadı. Arkadaşım 341. dönem olarak gitti bana askedeyken; -Biz son kısa dönemiz olm, sen yandın uzun yapacaksın amk" kelam ediyordu. Onun demesinde 4 dönem geçti kısa dönemim kalktığı yok.

Neyse sonuç açıklanma sürecinden sonra alışveriş faslı başladı. Tabi akrabalar ve daha önce kısa dönem yapmış arkadaşlar akıl vermeye başladı. Onu alın bunu alın bunu almayın vs. gibi bir ton lafla ugraşıyorsun. Nasıl bir yere gittiğini ve nasıl bir şeyle karşılaşacağını bilmediğin için, o insanları dinlemen gerekiyor çünkü hiç bir şey bilmiyorsun.

Netten aldığm bilgiler ışığında çok az malzeme götürmem gerektiğini öğrendim. İyi ki öğrenmişim. Gerçekten hiç bir şey götürmeye gerek yokmuş, sadece kişisel eşyalar dışında başka bir şey götürmek tamamen hamallık. Eğitim birliklerinde askerin ihtiyacı olan her şeyi veriyorlar, zaten vermeseler bile eğitim birliklerinde kantinler çok büyük, acemi asker çok olduğu için kantinlerde askerin ihtiyacı olan her şey var ve askeri malzeme satan yerlerden daha ucuz. Çok kalabalık olur, ben alamam diyorsanız yanılıyorsunuz, her şey herkese yetecek kadar var, bulamayacağınız hiç bir şey yok. Askerin tüm zaruri ihtiyaçları kantinde satılıyor.

Askerdeki kantinle, askeri malzeme satan yerler arasındaki farkı göstermek için bir kıyas yapayım size; Askeri malzeme satan yerlerde bildiğimiz asker şafak sayar kol saati 15 -20 TL. civarındayken askeriyenin kantininde 0,30Kr. aradaki farkı görüyorsunuz işte, o yüzden hem hamallık yapmayın hemde paranıza yazık.

Götüreceğiniz şeyleri ise kısaca şöyle yazayım.

İç çamaşırı: Bunu mecbur askeri malzeme satan yerleden alacağız, bulabiliyorsanız açık yeşil atlet don alın. Gideceğiniz mevsimi bilmediğim için, kış mevsiminde gidiyorsanız fanila dediğimiz atletlerden az alın t-shirt tarzı atletlerden daha fazla alın. Yaz mevsiminde gidiyorsanız ise tam tersini yapın.

Traş takımı ve çantası: Bunu kesin alın. Çok lazım olan bir şey, özel eşyalarınızıda bu traş çantasının içine koyabilirsiniz.

Çorap: Gittiğiniz mevsime göre kalın yada ince siyah çorap alın

İçlik: Mevsimine göre alın, yaz mevsiminde gidiyorsanız gerek yok. Ama kış mevsiminde gidiyorsanız kesin alın. Zaten İçlik olup olmadığını kontrol ediyor komutanlar

Sivil kıyafet: Üzerinizdeki ve birde yanınızda bir sivil kıyafet götürün. Çarşıya çıkarken iki takım sivil kıyafetiniz olsun. Bazı görevlerde dışarıya sivil kıyafetle gitmeniz gerekebilir.